1. Anasayfa
  2. Para Yönetimi

Kur Tabanlı Şoklarda Varlık Dağılımı Nasıl Olmalı?

Kur Tabanlı Şoklarda Varlık Dağılımı Nasıl Olmalı?

Türkiye ekonomisinde kur tabanlı şoklar artık nadir görülen istisnalar değil; aksine yatırımcıların düzenli olarak karşılaştığı bir gerçeklik hâline geldi. Dolar/TL’nin ani sıçramaları, enflasyon beklentilerinin değişmesi, Merkez Bankası politikaları ve küresel gelişmeler, yatırımcıların varlık dağılımı planlarını sürekli güncellemesini zorunlu kılıyor. Bu nedenle varlık yönetimi artık sadece “altın mı, dolar mı?” sorusuna indirgenemiyor. Daha kapsamlı, daha bilimsel ve daha dengeli bir strateji gerekiyor.

FinansMecra.com olarak kur şoklarında kendini korumak isteyen yatırımcılar için güncel, uygulanabilir ve risk düzeyine göre şekillendirilmiş varlık dağılımı taktiklerini detaylandırıyoruz.

Kur Şoklarının Neden Olduğu Etkileri Tanımak

Kur şoku yalnızca dövizin bir anda yükselmesi değildir. Aşağıdaki etkiler zincirleme şekilde ortaya çıkar:

  • İthal ürünlerde fiyat artışı
  • Tedarik zinciri maliyetlerinin yükselmesi
  • İç piyasada fiyatlama davranışlarının bozulması
  • Altın ve gümüşte ani yükseliş
  • Yabancı yatırımcının risk algısının değişmesi
  • TL’nin satın alma gücünün azalması

Bu etkiler yatırımcıyı hem kısa vadede hem uzun vadede direkt etkiler.
Bu nedenle “hazırlıklı varlık dağılımı” kur şoklarının en güçlü panzehiridir.

Kur Tabanlı Şoklara Karşı Temel Strateji: %3 Kuralı

Davranışsal finans uzmanları, kur şoklarının yüksek stres oluşturduğunu ve karar alma kalitesini düşürdüğünü belirtiyor. Bu nedenle yatırımcıların ani kararlardan kaçınması ve portföyünü %3 Kuralı ile koruması öneriliyor.

%3 Kuralı nedir?
Kur her %3 yukarı hareket ettiğinde portföyün riskli kısmı gözden geçirilir ve güvenli varlıklara kaydırılır.

Örnek:
Dolar/TL 30’dan 30,9’a çıktıysa yatırımcı varlık dağılımını yeniden değerlendirir.

Bu kural, panik satışı veya panik alımını engeller.

Kur Şoklarında Altın Stratejisi

Altın, kur tabanlı şok dönemlerinde doğal olarak güçlenir.
Çünkü hem dolar bazlı fiyatlanır hem de dolar yükseldikçe gram altın iki yönlü artış gösterir.

Önerilen strateji:

  • Portföyün %30–40’ı altın olabilir.
  • Bireysel yatırımcı için en stabil seçenek gram altın olur.
  • Kısa vadeli trade yapanlar için ons altın daha avantaj sağlar.

Örnek:
2023–2024 döneminde dolar zayıf seyrederken bile gram altın büyük ölçüde kur etkisiyle yükseldi.

Döviz (USD–EUR) Dağılımı Nasıl Yapılmalı?

Kur şoklarının temel tetikleyicisi dolar/TL olduğu için döviz riskinden korunmak mantıklıdır.
Ancak tüm parayı dövize çevirmek uzun vadede risk yaratır.

En ideal döviz stratejisi:

  • %15–25 USD
  • %5–10 EUR

Bu oranlar hem kur şoklarına karşı koruma sağlar hem de portföyü tek bir varlığa bağımlı bırakmaz.

Neden EUR da olmalı?
Avrupa Merkez Bankası’nın kararları dolar piyasasına göre daha istikrarlı olduğu için portföyün dalgalanmasını azaltır.

TL Likiditesini Tutmak İçin “Kalkan Bütçe” Yöntemi

Kur şoklarında tüm parayı dolara veya altına dökmek yatırımcıyı yanlışa sürükler.
Çünkü ani döviz düşüşlerine karşı hazırlıksız kalınır.

Doğru yöntem:
Her zaman %15–20 TL likidite bırakmak.

Bu likidite şu işe yarar:

  • Ani fırsatları değerlendirmek
  • Gram altın geri çekildiğinde alım yapmak
  • Borsa düşüşlerinde uygun maliyet yakalamak
  • Acil harcamaları yönetmek

Likiditesiz yatırımcı fırsat kaçırır ve ani kur düşüşlerinde yüksek maliyetle sıkışır.

Borsa (BIST) Ne Kadar Portföyde Tutulmalı?

Kur şoklarında Borsa İstanbul genellikle iki farklı senaryodan birine girer:

  1. Döviz borcu yüksek şirketler değer kaybeder.
  2. İhracatçı ve döviz bazlı gelir elde eden şirketler yükselir.

Bu nedenle tüm borsayı bir bütün olarak görmek hatalıdır.

Doğru dağılım:

  • Portföyün %15–25’i borsada olabilir.
  • Bu oranın büyük kısmı ihracatçı ve güçlü nakit akışına sahip şirketlere yönlendirilebilir.
  • Savunma hisseleri, gıda, perakende ve enerji maliyetleri yüksek şirketler kur şoklarında daha istikrarlı kalır.

Gümüş, Petrol ve Emtia Stratejisi

Kur tabanlı şoklarda yalnızca altın değil, bazı emtialar da önemli rol oynar.

Gümüş:
Dalgalanması yüksektir. Kur şoklarında güçlü fırsat sunar. Portföyün %5–8’i olabilir.

Petrol:
Jeopolitik risklerde fiyatlar aniden yükselir.
Petrole dayalı fonlar sınırlı oranda portföye eklenebilir. (%2–5)

Tarım Emtiaları:
Riskten korunma için düşük volatilite sağlar.

Bu çeşitlendirme portföyün genel riskini azaltır.

Kur Şoklarında Gayrimenkul Stratejisi

Ani kur artışları gayrimenkul fiyatlarını doğrudan etkiler.
İnşaat maliyetleri yükseldiği için konut fiyatları da hızlı şekilde yukarı çıkar.

Ancak kur şoklarının hemen ardından gayrimenkul almak doğru olmayabilir.

En doğru zaman:
Kur sıçradıktan 2–3 ay sonra piyasa normalize olur.
Yatırımcı fiyatların stabil olduğu bu dönemi değerlendirebilir.

Güvenli Dağılım İçin Örnek Portföy (Kur Şoku Odaklı)

Aşağıdaki model, orta riskli yatırımcı için hazırlanmıştır:

  • %35 Altın (Gram)
  • %20 USD
  • %5 EUR
  • %20 TL (Likidite + kısa vadeli mevduat)
  • %15 Borsa (ihracatçı ağırlıklı)
  • %5 Gümüş veya diğer emtialar

Bu dağılım;

  • Kur şokunda yatırımcıyı korur
  • TL’nin değer kaybı riskini dengeler
  • Döviz geri çekildiğinde fırsat sunar
  • Altının iki yönlü hareketinden yararlanır

Kur Şoklarına Hazırlıklı Olmak İçin Dengeli Portföy Şart

Kur tabanlı şoklar öngörülemez olabilir.
Ancak yatırımcı dengeli bir dağılım yaptığında, risk etkisini büyük ölçüde azaltır.
Altın, döviz, TL, borsa ve emtia bir araya geldiğinde portföy hem güvenli hem esnek olur.

İstersen bu konunun devamı niteliğinde “Merkez Bankası kararlarına göre portföy nasıl şekillenir?” başlıklı yeni bir makale de yazabilirim. Hazırlayayım mı?

Paylaş