Son yıllarda Türkiye’de borsaya olan ilgi ciddi şekilde arttı. Özellikle 2023-2025 döneminde rekor sayıda halka arz gerçekleştirildi ve milyonlarca yatırımcı bu fırsatları değerlendirmek için sıraya girdi. Ancak her halka arz kazandırmıyor. Bazı şirketler kısa sürede yatırımcılarına büyük kazanç sağlarken, bazıları ilk haftadan değer kaybına uğrayabiliyor.
Peki bir yatırımcı olarak, halka arzlara katılmadan önce nelere dikkat etmek gerekir? Bu rehber, yeni yatırımcıların bilinçli karar verebilmesi için hazırlanmıştır.
Şirketin Sektörü ve Konumu
Bir halka arzlara ilk bakılması gereken unsur, şirketin faaliyet gösterdiği sektör ve bu sektördeki konumudur.
- Savunma, enerji, yazılım ve gıda gibi büyüme potansiyeli yüksek sektörler, genellikle uzun vadeli yatırım açısından avantajlıdır.
- Buna karşılık, doymuş pazarlarda faaliyet gösteren veya yüksek rekabet baskısı altında kalan sektörlerdeki halka arzlar kısa vadede riskli olabilir.
Örneğin 2025 yılında Türkiye’de enerji dönüşümü ve yapay zekâ tabanlı teknoloji firmalarına yönelik arzlar, yatırımcı ilgisini daha fazla çekiyor. Çünkü bu sektörler, hem küresel trendlerle hem de devlet teşvikleriyle destekleniyor.
Şirketin Finansal Sağlığı

Şirketin gelir tablosu ve bilanço verileri, yatırımın en önemli göstergelerindendir.
- Net kâr marjı, borç/özsermaye oranı ve nakit akışı analiz edilmeden hiçbir halka arza katılmamak gerekir.
- Ayrıca son 3 yıllık finansal performans incelenmelidir. Eğer şirketin kârı sürekli artıyorsa ve borç oranı makul düzeydeyse, bu durum finansal istikrarın işaretidir.
- Borsa İstanbul’da son dönemdeki bazı halka arzlarda görüldüğü gibi, sadece “popüler” olduğu için arz edilen firmalar kısa sürede değer kaybedebiliyor.
Yatırımcı, SPK onaylı izahnamede yer alan finansal tabloyu dikkatle incelemeli, özellikle borç yükü ve faiz giderleri gibi kalemleri analiz etmelidir.
Arz Fiyatı ve Şirket Değerlemesi
Bir şirketin hisse başına arz fiyatı, onun gerçek değerini yansıtmayabilir.
Bazı şirketler halka arz sürecinde piyasa beklentilerinin çok üzerinde fiyatlandırılır ve bu durum, hisse borsada işlem görmeye başladığında değer kaybına yol açar.
Bu nedenle, Fiyat/Kazanç (F/K) oranı ve Piyasa Değeri/Defter Değeri (PD/DD) oranı mutlaka incelenmelidir.
Örneğin:
- Borsadaki benzer şirketlerin ortalama F/K oranı 12 iken, yeni arz edilen şirketin oranı 25 ise bu hisse aşırı değerlenmiş olabilir.
- Tersi durumda, F/K oranı düşükse ve kârlılık potansiyeli yüksekse bu fırsat arzı olabilir.
Halka Açıklık Oranı ve Pay Dağıtımı

Bir halka arzda şirketin ne kadarlık kısmının yatırımcılara açıldığı, yani halka açıklık oranı, hisse fiyatının borsadaki hareketliliğini doğrudan etkiler.
- Eğer halka açıklık oranı düşükse (örneğin %10-15), hisse arz sonrasında sınırlı sayıda elde bulunduğu için fiyat oynaklığı yüksek olur.
- Oran %25 ve üzerindeyse, işlem hacmi daha dengeli ilerler.
Ayrıca pay dağıtım yöntemi de önemlidir.
- Eşit dağıtım yöntemi, küçük yatırımcıların da katılımını kolaylaştırır.
- Oransal dağıtım ise büyük yatırımcıların avantajlı olduğu bir sistemdir.
Türkiye’de Piyasa Davranışları Üzerine Bir İnceleme!
Şirketin Gelecek Vizyonu ve Yatırım Planı
Halka arzın en kritik kısmı, şirketin bu sermayeyi neden topladığıdır.
- Yeni fabrika açmak, ihracat kapasitesini artırmak veya Ar-Ge yatırımlarını büyütmek gibi planlar olumlu sinyallerdir.
- Ancak sadece “borç kapatmak” veya “ortaklara ödeme yapmak” için arz edilen şirketlerde uzun vadeli değer yaratma potansiyeli düşüktür.
2025 yılı itibarıyla SPK, halka arz izahnamelerinde bu bilgilerin açıkça belirtilmesini zorunlu kılmıştır. Dolayısıyla yatırımcı, izahnamede yer alan “halka arz gelirinin kullanım amacı” bölümüne mutlaka göz atmalıdır.
Şirket Ortaklarının Geçmişi ve İtibarı
Bir şirketin yönetim kadrosu ve geçmişteki iş etiği, yatırım açısından kritik öneme sahiptir.
- Daha önce batık şirketlerde görev almış veya sık sık el değiştiren ortaklık yapıları, riskli sinyaller verir.
- Bunun yanında, kurumsal yönetim anlayışı güçlü, bağımsız denetim raporları düzenli açıklanan şirketler daha güvenilirdir.
Yatırımcılar, KAP (Kamuyu Aydınlatma Platformu) ve SPK raporları üzerinden şirket geçmişine kolayca ulaşabilir.
Yatırımcı Psikolojisi ve Hype Etkisi

Son yıllarda birçok bireysel yatırımcı, sosyal medyada “halka arz furyası” olarak tanımlanan bir dalgaya kapıldı. Ancak unutulmamalı ki her yeni arz, kâr garantisi sunmaz.
Bazı hisseler ilk birkaç gün tavan serisi yapsa da, daha sonra sert düşüşlerle yatırımcısını zarara uğratabiliyor.
Bu nedenle sadece “herkes alıyor” diye yatırım yapılmamalı, temel analiz mutlaka ön planda tutulmalıdır.
Halka Arzda Kazanan Bilgili Yatırımcıdır
Halka arzlara, doğru analizle yaklaşıldığında uzun vadede ciddi kazanç fırsatları sunabilir. Ancak şirketin finansal sağlığı, sektör potansiyeli, arz fiyatı ve yönetsel itibarı dikkatle incelenmeden yapılan yatırımlar çoğu zaman hüsranla sonuçlanır. Kısa vadeli al-sat yerine, uzun vadeli yatırım perspektifiyle ve portföy çeşitlendirmesiyle hareket eden yatırımcılar, bu süreçte kazanan taraf olur. Bir halka arzı değerlendirirken, tıpkı bir ortaklık kurar gibi düşünmek gerekir. Çünkü hisse senedi satın aldığınızda o şirketin bir parçası olursunuz. O yüzden sorulacak ilk soru şu olmalı: “Bu şirkete ortak olmak ister miyim?” Eğer cevabınız içtenlikle evet ise, işte o zaman doğru halka arza yatırım yapıyorsunuz demektir.

