Türkiye’nin savunma sanayiinde son yıllarda yaşadığı dönüşümün arkasında, hem teknik zekâsı hem de vizyonuyla öne çıkan bir isim var: Selçuk Bayraktar. Onun hikayesi yalnızca bir zenginlik öyküsü değil, aynı zamanda inanç, azim ve milli hedeflere adanmış bir mühendislik yolculuğudur. Peki Selçuk Bayraktar bu başarıya nasıl ulaştı ve servetini hangi temeller üzerine inşa etti?
Selçuk Bayraktar Kimdir? Eğitim ve İlk Adımlar…
Selçuk Bayraktar, 1979 yılında İstanbul’da doğdu. Mühendislik merakı küçük yaşlarda başladı. Elektronik sistemlerle ilgilenen Bayraktar, lise döneminde bile kendi devrelerini kurarak teknolojiye olan ilgisini pratiğe dökmeye başlamıştı.
Üniversite eğitimi için İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği bölümünü kazandı. Mezuniyetinin ardından yüksek lisans ve doktora için ABD’deki en prestijli üniversitelerden biri olan MIT (Massachusetts Institute of Technology) ve Pennsylvania Üniversitesi’nde eğitim aldı. Bu süreçte insansız hava araçlarına (İHA) duyduğu ilgi, kariyerinin yönünü belirledi.
Baykar’ın Dönüm Noktası: Türkiye’de Üretilen İlk İHA
Ailesine ait olan Baykar Makina, aslında 1980’lerde otomotiv sektörüne yönelik parça üretimi yapan küçük bir atölyeydi. Ancak Selçuk Bayraktar’ın vizyonu, şirketi bambaşka bir yöne taşıdı.
2000’li yılların başında Türkiye’de savunma sanayii büyük ölçüde dışa bağımlıydı. Bayraktar, “Biz neden kendi İHA’mızı üretmeyelim?” diyerek mühendislik ekibini bu alana yönlendirdi. İlk prototip olan “Bayraktar Mini İHA”, 2005 yılında test edildi. O dönem için yerli üretim bir hava aracı fikri oldukça yeniydi.
Başarıyla sonuçlanan bu girişim, hem Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hem de devletin dikkatini çekti. Bu başarı, Baykar’ın savunma sanayii alanına resmi olarak adım atmasını sağladı.
Bayraktar TB2: Türkiye’yi Dünya Haritasına Taşıyan Teknoloji
Bayraktar’ın liderliğinde geliştirilen Bayraktar TB2, sadece Türkiye’de değil, dünya genelinde bir marka haline geldi.
TB2, Libya’dan Ukrayna’ya, Azerbaycan’dan Katar’a kadar birçok ülkenin ordusunda aktif olarak kullanılıyor. Özellikle Azerbaycan’ın Karabağ zaferinde etkin rol oynaması, bu teknolojinin gücünü tüm dünyaya gösterdi.
Bu başarı sadece askeri anlamda değil, ekonomik olarak da büyük bir dönüşüm yarattı. Baykar, kısa sürede Türkiye’nin ihracat rekorları kıran özel savunma firmalarından biri oldu.
Servetinin Kaynağı: Üretim, İhracat ve Teknolojik Fikri Mülkiyet
Selçuk Bayraktar’ın zenginliği, klasik bir sermaye birikimiyle değil, teknoloji ve fikri mülkiyet temelli bir modelle oluştu.
Baykar, devlet desteği almadan büyüyen, kendi AR-GE bütçesiyle ilerleyen bir şirkettir. Gelirlerinin büyük bölümü, yurt dışına yapılan yüksek teknolojili ihracatlardan sağlanmaktadır.
2024 yılı itibarıyla Baykar, Türkiye’nin en fazla ihracat yapan savunma şirketi unvanına sahiptir. Bu da doğal olarak Bayraktar ailesine önemli bir ekonomik güç kazandırmıştır.
Murat Ülker Nasıl Başardı ve Nasıl Zengin Oldu?
Başarıyı Getiren 3 Temel İlke
Selçuk Bayraktar’ın başarısını yalnızca teknolojik gelişmelerle açıklamak eksik olur. Onu farklı kılan, sahip olduğu ilkelerdir:
- Milli Teknoloji Hamlesi: Yabancı bağımlılığını azaltmak, yerli üretimi güçlendirmek.
- AR-GE Odaklı Düşünce: Gelirlerinin büyük kısmını yeniden araştırma ve geliştirmeye yatırmak.
- Toplumsal Sorumluluk: Kar amacı kadar, Türkiye’nin geleceğine yatırım yapmak.
Bu anlayış, Bayraktar’ı sadece bir iş insanı değil, aynı zamanda bir vizyoner lider haline getirmiştir.
Mütevazı Yaşam, Büyük Hedefler
Selçuk Bayraktar, servetini gösterişle değil; yeni projelerle, insansız sistemlerle ve gençlere ilham vermekle değerlendiriyor.
Özellikle TEKNOFEST gibi organizasyonlarla gençlere teknoloji sevgisini aşılaması, onu bir “rol model” haline getirdi.
Zenginliği, maddi birikimden çok Türkiye’nin teknoloji bağımsızlığını simgeleyen bir değere dönüştü.
Zenginlik Bir Amaç Değil, Bir Araçtır
Selçuk Bayraktar’ın hikayesi, klasik anlamda zenginlikten çok değer üretmenin zenginlik olduğunu gösteriyor. Onun serveti, ürettiği fikirlerin, geliştirdiği teknolojilerin ve inandığı davanın sonucudur.
Bugün Bayraktar ismi, sadece Türkiye için değil, tüm dünya için “milli teknolojinin” simgesi haline gelmiştir.

